İçerden Görünüm

Görüntü: NASA, Expedition 42

Bazıları pencere önünü sever, bunlarsa Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki en iyiler. 4 Ocak günü istasyon içerisinden çekilen bu görüntüde geniş, yedi-pencereli Cupola modülünün yanısıra Canadarm2’yi kontrol eden çalışma yeri de görülüyor. Ziyarete gelen kargo araçlarını yakalayan ve astronotlara uzay yürüyüşlerinde yardımcı olan robotik kol pencere dışında hemen sağda görülüyor. Cupola ise Yeryüzüne-bakan yani istasyonun nadir konumundaki Tranquility modülüne bağlı olarak çalışıyor ve gezegenimize ait dinamik panoramalar yakalanmasını sağlıyor.İstasyonun 90 dakika uzunlukta ve 400 kilometre yükseklikteki yörüngesinden yukarıda ortada Yeryüzü’nün parlak halesi görülüyor.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz

Cygnus A’dan Gelen Işık

Görüntü: X-ışın: NASA/CXC/SAO; Optik: NASA/STScI; Radyo: NSF/NRAO/AUI/VLA

Uluslararası Işık Yılı olarak kabul edilen 2015’i gökbilimle kutlayan bu detaylı görüntüde dikkat çekici aktif gökada Cygnus A’dan gelen elektromanyetik tayf üzerinde yer alan ışık dalgaboyları gözler önüne seriliyor. Yöründeki Chandra Gözlemevi’nden alınan X-ışın (mavi) verilerini de içeren görüntüde Cygnus A dev bir yüksek enerjili X-ışın kaynağı gibi görünüyor. Burası aslında elektromanyatik tayfın sonundaki düşük enerji düzeyinde daha ünlüdür. Radyo teleskoplar tarafından tespit edilebilen en parlak radyo kayaklarından biri olan Cygnus A bize en yakın ve güçlü bir radyo gökadadır. Gökadanın merkezindeki süper kütleli karadelikten yayılan ve ışık hızına yakın parçacık jetleri tarafından güçlendirilen 300.000 ışık-yılına kadar yayılan radyo salınımı (kırmızı) aynı eksen üzerinde her iki yöne de uzanmaktadır. Muhtemelen jetlerin uç kısımlarına işaret eden sıcak noktalar çevredeki soğuk, yoğun madde ile çarpıştıkları noktalardır. Sarı tonlarla çevrili bölgeler Hubble ile alınan optik (görsel) dalgaboyundaki gökada verileridir ve çevredeki alanın Sayısal Gökyüzü Taraması ile alınmış görüntüsü dikkat çekici çoklu-dalgaboyu görünümü tamamlamaktadır.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz

Güneş Patlamasından Kıvrımlı Bir Püskürme

Görüntü: SOHO Consortium, EIT, ESA, NASA

On tane Dünya görüntüsü güneş canavarını andıran bu “pençeye” kolayca sığabilir. Canavar, aslında dev bir güneş parlaması olup, bu birleştirilmiş yarım saatlik görüntüde dışarıya doğru atılırken görülüyor. Bu dev parlama, sadece boyuyla değil, şekliyle de dikkat çekici. Kıvrımlı sekiz şeklindeki yapı yüzeydeki güneş parçacıklarının oluşturduğu manyetik alan sayesinde şekilleniyor.Güneş’in yüzeyinin altındaki gazların diferansiyel (farklı) dönme hızları yüzey patlamalarını açıklamaya yardım edebilir. Bu beş karelik görüntü 2000 yılının başında Güneş-yörüngesindeki SOHO uydusu tarafından alınmıştır. Büyük patlamalar ve enerji yüklü taçküre kütle atımı (CME) görece nadir görülen olaylardır, şimdilerde Güneş Maksimumu civarında olduğumuz için yine sayıca artış görülmektedir. Bu çevrime göre güneş lekeleri ve güneş etkinlikleri on-bir-yıllık güneş döngüsü ile artış göstermektedirler.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz

Yedi Güçlü Adam Kaya Oluşumları Üzerinde Samanyolu

Görüntü: Sergei Makurin

Gökyüzündeki Yedi Kız Kardeş’i duymuşsunuzdur, ancak yeryüzündeki Yedi Güçlü Adamı duymuş muydunuz? Ural Dağları’nın batısında yer alan, tuhaf Manpupuner kaya oluşumları Rusya’nın Yedi Harikası’ndan biridir. Bu eski 40-metrelik sütunların nasıl oluştukları hala gizemini koruyor. Bir kış gecesinde yukarıdaki fotoğrafı çekebilmek için ısrar eden fotoğrafçı zorlu bölge koşulları ve buradaki olumsuz hava şartlarına rağmen geçtiğimiz yılın Şubat ayında bunu başardı. Kameranın zaman erteleme ayarlarını aktifleştiren fotoğrafçı karla kaplı sütunlardan birinin önünde bir el feneri ile görülüyor. Yukarıda milyonlarca yıldız parlıyor, Samanyolu’nun merkezi bandı sol üstten başlayarak sağ alt kısma doğru uzanıyor.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz

Planck’tan Gökadamızın Manyetik Alanı

Görüntü: ESA/Planck; Acknowledgement: M.-A. Miville-Deschênes, CNRS – IAS, U. Paris-XI

Gökadamızın manyetik nasıl görünmektedir? Makul derecede bir manyetik alanın Samanyolu gökadamız boyunca yayıldığı uzun zamandır biliniyordu, çünkü arka fon ışığını etrafa saçan küçük toz tanecikleri bu alana göre dağılım göstermekteydiler. Ancak son zamanlarda, Güneş-yörüngesindeki Planck uydusu bu alanın yüksek-çözünürlüklü bir görünüşünü elde etti. Renk kodlarına sahip 30-derece genişliğindeki haritaya göre, diğer özellikleri ile birlikte, Gökadanın yıldızlar arası manyetik alanı merkezi disk üzerinde en güçlü kuvvete sahip. Gökada merkezinin etrafındaki yüklü gazların dönüşü bir manyetik alan meydana getiriyor, ve Samanyolu’nun üstten görüldüğünde merkezden dışarıya doğru sarmal şekilde ilerleyen bir manyetik alanı olduğu düşünülüyor. Burada ve benzer Planck haritalarında görülen detaylara neden olan şeyler – ve genel olarak manyetik alanların Gökada’nın evrimini nasıl etkilediği – yıllardır sürelen bir araştırma konusu olmaya devam ediyor.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz

LMC VHE

Görüntü: .E.S.S. Collaboration; optical: SkyView, A. Mellinger

Çok yüksek enerjilere sahip Gama-ışımaları Evren’deki bazı en uç ve enerjik olguları tespit edebilmemizi sağlıyor. Bu aşırı enerjik Gama-ışınları güçlü süpernovalar ve aşırı manyetik özellik gösteren nötron yıldızları atarcalar (pulsar) tarafından üretilebilmektedirler. Bu tür yüksek-enerjili salınımları tespit etmek H.E.S.S, Yüksek Enerji Tayf Sistemi teleskop dizgesinin faaliyet alanıdır. Namibya’da bulunan HESS, yüksek enerjili Gama-ışın fotonlarını, yeryüzü atmosferine çarptıkları sırada ortaya çıkan kısa, sönük ışık parlamaları ürettikleri sırada tespit ederek ölçüyor. HESS ile yapılan gözlemlerin çoğunda Samanyolu içerisinde bulunan çok yüksek enerjili gama-ışın kaynakları bulunmuştur. Işıma yapan kaynaklardan üçü Samanyolu’nun uydu gökadalarından biri olan Büyük Macellan Bulutu’nda tespit edilmiştir. Bir tanesi süpernova patlaması ile ilişkilendirilmiş olup bir diğeri ise bir atarcadan çıkan yüksek enerjili rüzgarı ile ilgilidir. Bu kaynaklar da HESS tarafından Samanyolu’nda bulunanlarla benzer özelliklere sahiptirler, çok daha güçlü özellikler gösterseler de. Üçüncü bir kaynak ise çok büyük kütleli bir yıldız-oluşum bölgesindeki süper-kabarcık bölgesinde tespit edilmiştir. Bu süper-kabarcık süpernova ve güçlü yıldız rüzgarları tarafından uzaya püskürtülmüş olup, bu kadar yüksek enerjilerde ışıma yapan ilk süper-kabarcık türüdür. Bir diğer sürpriz ise tespit edilmeyen bir kaynaktı: Supernova 1987a, LMC içerisindeki en geçn süpernova ve 400 yıldan uzun bir süredir yeryüzüne en yakın parlak süpernova türüdür.

Kaynak: NASA HEASARC
Çeviri: Arif Solmaz

Kışın Gökyüzünde Lovejoy Kuyrukluyıldızı

Görüntü: Juan Carlos Casado (TWAN, Earth and Stars)

Kuzey gökküresine ait bu güzel ve derin gökyüzü manzarasında hangi nesneleri bulabilirsiniz? Bu aydınlık manzarada Avcı’nın kemerindeki yıldızlar, Avcı Bulutsusu, Ülker yıldız kümesi, parlak yıldızlar Betelgeuse ve Rigel, Kaliforniya Bulutsusu, Barnard Düğümü ve Lovejoy Kuyrukluyıldızı yer alıyor. Avcı’nın kemerine ait yıldızlar görüntünün orta hattında ufuk ile görüntü merkezi arasında, kemerin en altındaki yıldızın kırmızı rengiyle ışıldayan Alev Bulutsu ile örtüldüğü noktada yer almaktadır. Kemerin solunda Barnard Düğümü’nün kırmızı yayını parlak turuncu renkteki yıldız Betelgeuse takip etmektedir. Mavi renkli parlak yıldızlardan oluşan Ülker görüntünün en üstte ortada, onun solunda yine yukarıda ise Kaliforniya Bulutsusu yer almaktadır. Görüntnün merkezinin hemen üzerindeki turuncu renkli nokta Aldebaran yıldızı olup, uzun kuyruğu ile sağ üstte doğru ilerlemekte olan yeşil renkli nesne ise Kuyrukluyıldız C/2014 Q2 (Lovejoy)’dur. Yukarıdaki görüntü iki hafta önce İspanya’daki Palau köyü yakınlarından alınmıştır.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz

M44 İle Yakınlaşma

Görüntü: Carlo Dellarole, Andrea Demarchi

26 Ocak Pazartesi günü dikkatli bir şekilde izlenen 2004 BL86 asteroidi en yakın geçişini yaparak yeryüzüne 1.2 milyon kilometre mesafeden görüntülendi. Bu, Yer-Ay mesafesinin yaklaşık 3.1 katı ya da 4 ışık-saniyesi kadardır. Geceleyin gökyüzünde hızla ilerleyen asteroid İtalya, Piemonte’den 27 Ocak’ta alınan bu 40 dakika poz süreli görüntüde görülen bu izi bıraktı.Bu sevimli manzara da M44’de yer alıyor, diğer adıyla Yengeç takımyıldızındaki Arıkovanı yıldız kümesi. Tabi ki M44 ile olan yakınlaşma sadece görünen kısımdır, küme yere-yakın asteroidle aynı görüş doğrultusunda yer aldığı için. Aslında yıldız kümesi ile asteroid arasındaki mesafe yaklaşık 600 ışık-yılıdır. Yine de, Yer’e yakın geçiş yapan asteroidin Kaliforniya’daki NASA’nın Goldstone Derin Uzay Ağı’na bağlı anteniyle yapılan radar görüntüleme tekniği, asteroidin kendi uydusuna sahip olduğunu ortaya çıkardı.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz