Churyumov-Gerasimenko Kuyrukluyıldızından Jet Fışkırmaları

Görüntü: ESA / Rosetta / MPS for OSIRIS Team; MPS/UPD/LAM/IAA/SSO/INTA/UPM/DASP/IDA

Kuyrukluyıldızların kuyrukları nereden geliyor? Kuyrukluyıldızların baş ve kuyruk kısımlarının çekirdek tarafından üretildiği biliniyor olsa da, bunun tam olarak nasıl gerçekleştiği halen aktif bir araştırma konusudur. Yukarıdaki görüntüde yeni ortaya çıkan jet fışkırmalarının en iyi görüntülerinden biridir, ve geçtiğimiz Kasım ayında 67P/Churyumov-Gerasimenko (Comet CG) etrafında dolanan robotik Rosetta uzay aracı tarafından alınmış olup, geçtiğimiz ay yayınlanmıştır. Üst-üste eklenmiş olan görüntüde Güneş’e yaklaştığı için ısınan kuyrukluyıldızın çekirdeğindeki farklı noktalardan dışarıya atılan gaz ve toz bulutlarının kaçışı görülmektedir. Henüz Güneş’e Mars’tan daha uzak bir noktada bulunan kuyrukluyıldızın yörüngesi gelecek Ağustos boyunca kısalarak Yer-Güneş mesafesine kadar erişecektir, bu sayede çekirdekte görülecek jet etkinliğinin yüz kat kadar artması beklenmektedir. Kuyrukluyıldız çekirdeğinden çıkan ancak başka formlardaki enkaza dair daha önce birşeyler görmüşsünüzdür – tuz büyüklüğündeki toz parçaları Güneş Sistemi boyunca seyahat ederek meteor (göktaşı) olarak yeryüzü atmosferine çarparlar.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz

Yıldızlar, Hayaletler, Bulutlar, Kutup Işıkları

Görüntü: Mike Hollingshead (Extreme Instability)

Gökyüzündeki şu kırmızı şeritler de nedir? Uzak bir fırtına sonrası beklenmedik kutup ışıkları fotoğraflanırken, beklenmedik şeyler ortaya çıktı: kırmızı şeritler. Nadiren görüntülenebilen yüksek-irtifadaki kısa süreli bu yıldırım ışıltısı olaya oldukça parlak olduğundan farklı yerlerdeki birçok insan da şahit oldu.Mayıs 2013’te Minnesota üzerinde görüntülenen bu kırmızı şeritleri takiben oldukça güçlü düşük-irtifalı normal yıldırım dizileri gerçekleşti. Yukarıdaki kare ile kaydedilen görüntünün ön tarafında bir ev ve bir elektrik direği görülüyor, alçak atmosfer katında kalın bulutlar, ufukta bir şimşek fırtınası, uzakta üst atmosferde kırmızı şeritler ve yeşil kutup ışıkları ve Samanyolu’ndaki yakın komşularımız olan uzak yıldızlar. Dikkat çekici bu görüntü kutup ışıkları ile şeritlerin bir arada bulunduğu ikinci durum olsa da, gerçek renklerde görüntülenen ilk fotoğraftır.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz

M104: Sombrero Gökadası

Görüntü: NASA, ESO , NAOJ, Giovanni Paglioli – Görüntü İşleme: R. Colombari

Dikkat çekici sarmal gökada M104 neredeyse yandan görülen örtücü toz şeritlerinden oluşan geniş halkası ile ünlüdür. Merkezdeki yoğun yıldızlara karşı kozmik toz merceği ile çevrili şapka kenarı benzeri görünümüyle daha popüler olan adını hak ediyor: Meksikalı Şapkası (Sombrero) Gökadası. Hubble Uzay Teleskopu ile birlikte yer-konuşlu Subarı teleskopundan alınan verilerin amatör renkli görüntülerle birleştirilmesiyle iyi bilinen gökadanın bu keskin görüntüsü elde edildi. Analiz sonunda doğal renklerde bir görüntü ve genelde yerden yapılan teleskop gözlemleriyle görülemeyen M104’ün parlak merkezi çekirdeği detaylı bir şekilde korunmuş. NGC 4594 olarak da bilinen Sombrero gökadası tüm tayf boyunca gözlenebilmekte olup merkezinde büyük kütleli bir karadelik bulundurduğu düşünülmektedir. Yaklaşık 28 milyon ışık-yılı uzaklığında ve 50.000 ışık-yılı genişliğindeki gökada Virgo Gökada Kümesi’nin güney sınırındaki en büyük gökadalardan biridir.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz

Jüpiter Üzerinde Üçlü Buluşma

Görüntü: NASA, ESA, and the Hubble Heritage Team (STScI/AURA)

Güneş sistemimizin dengelerinden dev gezegen Jüpiter ve 4 büyük Galile uydusundan 3’ü bu tek pozla Hubble tarafından 24 Ocak’ta yakalandı. Jüpiter’in bant bulutları önünden geçen sol alttan sağ üst tarafa doğru Europa, Callisto ve Io, bu nadir görülen üçlü-ay buluşmasında ortaya çıktılar. Sadece renkleriyle bile kolayca ayırt edilebilen uydulardan buzlu Europa neredeyse beyaz, Callisto’nun eskiden kalma kraterli koyu kahverengi yüzeyi ve volkanik yapıya sahip Io ise sarımsı renkte görülüyor. Geçiş yapan uydular ve onlara ait gölgelerine görüntü üzerinde dolaşarak ya da bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Dikkate değer şekilde, iki küçük, iç kısımdaki Jüpiter uydusu Amalthea ve Thebe gölgeleri ile birlikte bu keskin Hubble görüntüsünde görülebilir. Galile uyduları 3000 ila 5000 kilometrelik çaplarıyla Dünya’nın uydusu ile kıyas edilebilir büyüklüktedir. Ancak garip şekilli Amalthea ve Thebe sırasıyla sadece 260 ve 100 kilometrelik çaplara sahiptir.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz

Uzun Lovejoy ve Küçük Halter

Görüntü: Rolando Ligustri (CARA Project, CAST)

Güneş rüzgarı tarafından sarsılan Lovejoy Kuyrukluyıldızı’nın yamulan iyonlaşmış kuyruğu 20 Şubat günü alınan bu teleskopik alan görüntüsünde 3 derece kadar uzamış görünüyor. Arkadaki yıldız fonunda mavimsi yıldız Phi Persei altta, ve sevimli gezegenimsi bulutsu M76 Lovejoy’un uzun kuyruğunun hemen üzerinde yer alıyor. Aynı zamanda Küçük Halter Bulutsusu olarak da bilinen M76, daha parlak olan kuzeni M27 Halter Bulutsusu’ndan sonra, kuyrukluyıldızın yeşilimsi taç tabakasından sadece bir dolunay genişliği kadar uzaklıkta. Halen kuzey yarımküre gökyüzünde parlamaya devam eden Lovejoy Kuyrukluyıldızı (C/2014 Q2) iç güneş sisteminin biraz dışında yeryüzünden yaklaşık 10 ışık-dakikası veya 190 milyon kilometre uzaklıktadır. Bunun yanısıra Küçük Halter Bulutsusu 3 ila 5 bin ışık-yılı ötededir. Kraliçe takımyıldızına doğru düzenli bir şekilde kuzey yönünde ilerleyen Lovejoy kuyrukluyıldızı tahmin edilenden daha yavaş bir şekilde sönükleşmeye devam ediyor, bu nedenle küçük teleskoplar için halen güzel bir hedef konumunda.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz

Kutup Işığı Koleksiyonları

Babak Tafreshi (TWAN – Geceleyin Dünya)

Akik taşı koleksiyonuna benziyor sanki. Ancak bu Yeryüzü gezegeninin kutup ışığı manyetik fırtınalarını takiben ortaya çıkan sarmallar ve parlamaların bir araya getirilmiş halidir. Dizide kutuptan-kutuba 2 saatten fazla, balık gözü mercek kullanılarak kuzey kutup dairesi yakınında, İsveç’in kuzeyindeki Lapland’dan Mart 2012’de alınan 600’den fazla görüntü yer almtaktadır. Sol üstte akşamüstü saatlerinde başlayan çekim, sağ altta bitmekte olup başüstü noktasında oluşan parlak haleye sahip iki yoğun etkinlik içermektedir. Dünya ile Ay arasındaki uzayı araştıran NASA’nın THEMIS filosuna göre kutup ışıklarındaki bu aktivite yoğunluğundaki artışlar Dünya magnetosferindeki ani enerji artışları nedeniyle olmaktadır. Bilye oyunu oynamasanız bile bu bağlantıyı takip ederek zaman atlamalı tam video dizisini izleyebilirsiniz. (vimeo).

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz

Ay Işığında Aşk ve Savaş

Görüntü: Kevin Bourque

Adını mitolojideki aşk tanrıçasından alan Venüs ile savaş tanrısından alan Mars, ABD, Güney Carolina, Charleston bölgesinden 20 Şubat tarihinde alınan bu sevimli gökyüzü görüntüsüne Ay ışığı ile bir araya geldiler. Alacakaranlıkta bir sayısal kamera ile alınan üç saniyelik görüntüde aynı zamanda aslında karanlık olan ancak yeryüzü ışığı ile aydınlatılan hilal evresindeki genç Ay’ın karanlık bölgesi de görülebiliyor. Tabi ki de, Ay bu çok beklenilen üçlü buluşma konumundan şimdilik ayrı düştü. Venüs ise hala akşamüstü yıldızı olarak batıda parlamaya devam ediyor, hatta gökyüzünde Güneş ve Ay’dan sonra en parlak üçüncü nesne. Burada neredeyse Ay’ın genişliği kadar birbirlerine yakın olan Venüs ve çok daha sönük olan Mars, devam eden akşamda birbirlerine daha da yakınlaşacaklar. Ancak Mars, parlak Venüs’e göre daha yavaş hareket ettiğinden, halen batı alacakaranlığında görünür haldedir.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz

Gül Bulutsusu’ndaki Hidrojen ve Oksijen”

Görüntü: Arno Rottal (Far-Light-Photography)

Kozmik gaz ve toz bulutları arasında çiçek görünümünü çağrıştıran tek çağrıştıran Gül Bulutsusu değil – ancak en meşhur olanı. Tekboynuzlu takımyıldızı doğrultusundaki büyük bir moleküler bulutun sınırınnda, yaklaşık 5000 ışık-yılı uzaklıktaki bu gülün sıcak genç yıldızlardan oluşan merkezi kümesinden gelen rüzgar ve ışıma ile şekillendirilmiş sevimli ve simetrik yapıdaki taç yaprağı aslında bir yıldız doğum-evidir. NGC 2244 adlı enerji yüklü kümedeki yıldızlar sadece birkaç milyon yaşındayken, NGC 2237 olarak adlandırılan merkezi boşluk ise yaklaşık 50 ışık-yılı çapındadır. Bulutsu küçük bir teleskop yardımıyla Tekboynuzlu takımyıldızı doğrultsunda görülebilmektedir.

Kaynak: NASA APOD
Çeviri: Arif Solmaz